“Dünyâ hayâtı azdan daha azdır. Ona âşık olan, alçakların alçağıdır. O sihriyle bir topluluğu sağır ve kör eder. Böylece onlar ortalıkta şaşkın ve delîlsiz ortalıkta kalırlar.”
- Ana Sayfa
- "Nazar, deveyi kazana, insanı mezara sokar."
- Kabe'nin yapılışında ki taşlar,
- İSLAMİ YER MEKAN DAĞ MAĞARA FOTO
- Farz-ı ayn
- Umumi Meseleler Manevi Meseleler İtikadî Meseleler Rızık Meseleleri Güncel Meseleler Fıkhi Meseleler Şahsi Meseleler Eser Meseleleri Site Meseleleri Tarihi Meseleler
- Muhtasar İlmihal
- Halis ECE Hoca Efendi
- “Asıl olan söz dili değil, hal dilidir, konuşmaktan çok yaşamaktır. İnandığı gibi anlatmaktan ziyade inandığı gibi yaşamaktır…"
18 Mayıs 2022 Çarşamba
Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul’u fethettikten sonra şehirde gezerken derinden gelen bir inilti işitir. – Bu inleyen adamı derhal bulunuz diye emir verir. Gidenler üstü başı pejmürde, saçı sakalı birbirine karışmış ihtiyar bir keşişi bulup hapsedildiği yerden çıkarırlar ve huzuru getirirler. Padişah sorar; – Bu ne haldir? Sizi neden hapsettiler? Zavallı ihtiyar cevap verir: -Şevketlû Sultanım! Kuşatma başlayınca Konstantin bu fakiri huzuruna çağırdı. Şehri Türkler alacaklar mı diye sordu. Fakir de samimi olarak, gördüklerime, okuduklarıma dayanarak “Maalesef alacaklar” dedim. Beni bu doğru sözümden dolayı hapsetti. Fakat işte siz şehri fethettiniz. Sözümü, fikrimi teyit ettiniz. Bunun üzerine Fatih: “İstanbul bizim elimizde çıkacak mı?” diye sorunca keşiş bir süre düşünür ve şunları söyler: -Bu güzel şehrin düşmanı çoktur. Fakat hale, duruma bakarak şehrin sizin elinizde uzun zaman kalacağını söyleyebilirim. Ne zaman ki sizin aranızda da fesat artar, şahsi menfaat ön plânda düşünülmeye başlanır, elindeki malları yabancılara satanlar çoğalır ve yabancılara medet umanlar artar. O zaman İstanbul sizin de elinizden çıkar. O zaman Fatih ellerini yukarı doğru açar ve şöyle dua eder: –Dilerim Allah’tan ki, bunlar Allah’ın kahrına, gazabına uğrasınlar! (Mevla Teâlâ cümlemizi bu bedduaya maruz kalmaktan muhafaza eylesin) Kaynak: Tahsin Ünal, Osmanlılarda Fazilet Mücadelesi, s, 53
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
*EVLADA KUR’AN-I KERİM OKUTMANIN SEVABI* Bir gün biri Rasulallah’a sordu: -Ya Rasulallah! Bir kimse çocuğuna Kur’an-ı Kerim öğretse ya da öğrettirse, onun sevabı nedir? Rasulallah (s.a.v):
*EVLADA KUR’AN-I KERİM OKUTMANIN SEVABI* Bir gün biri Rasulallah’a sordu: -Ya Rasulallah! Bir kimse çocuğuna Kur’an-ı Kerim öğretse ya da ...
-
-
Merhum Kemal Kacar Bey Abinin sohbetinden; Hazreti üstazımız, hapishanede iken bir gün hapishanenin bahçesinde (aramızda 5 metre vardı) ba...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder