“Dünyâ hayâtı azdan daha azdır. Ona âşık olan, alçakların alçağıdır. O sihriyle bir topluluğu sağır ve kör eder. Böylece onlar ortalıkta şaşkın ve delîlsiz ortalıkta kalırlar.”
- Ana Sayfa
- "Nazar, deveyi kazana, insanı mezara sokar."
- Kabe'nin yapılışında ki taşlar,
- İSLAMİ YER MEKAN DAĞ MAĞARA FOTO
- Farz-ı ayn
- Umumi Meseleler Manevi Meseleler İtikadî Meseleler Rızık Meseleleri Güncel Meseleler Fıkhi Meseleler Şahsi Meseleler Eser Meseleleri Site Meseleleri Tarihi Meseleler
- Muhtasar İlmihal
- Halis ECE Hoca Efendi
- “Asıl olan söz dili değil, hal dilidir, konuşmaktan çok yaşamaktır. İnandığı gibi anlatmaktan ziyade inandığı gibi yaşamaktır…"
14 Temmuz 2022 Perşembe
bir yerde din adamları, muktedirlere, "is
bir yerde din adamları, muktedirlere, "israf yapmayın, beytülmala dokunmayın, kul hakkına girmeyin,Allahtan korkun" diyemeyip; garibanlara, "aza kanaat edin, kemerleri sıkın, sabredin, şükredin" diyorsa; orada din, ihya etmek için değil; kullanmak için vardır.
AYRANIMIZ Y
AYRANIMIZ YOK İÇMEYE, TAHTAREVANLA GİDİYORUZ SIÇMAYA...
Somali’ye yaptığımız yardım miktarı 1 milyar doları (17 Katrilyon) aşmış. Bugün doğalgaz almak için Almanya’dan 925 milyon Euro kredi aldık.
İSTİŞÂRENİN HİKMETLERİ Müşâvere; meşveret, istişare, mütâlaa, müzakere ve danışma kelimeleri ile ifade edilebilir. Herhangi bir mesele veya iş hakkında münasip görülen bazı kimselere danışmak, onların fikirlerine müracaat etmek, fikir alışverişinde bulunmak demektir. Resûl-i Ekrem sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz, hakkında vahiy inmeyen ve dinin esaslarına ait olmayan bazı dünyevî işlerde, Ashâb-ı Kirâm’ı ile istişare ederdi. Bununla memur idi. Nitekim “…(Yapacağın) işlerde onlarla müşâvere et…” meâlindeki Âl-i İmrân Sûresi’nin 159. âyet-i kerîmesinde, müşâvere yapılması bildirilmiştir. Resûl-i Ekrem sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimizin, Ashâb-ı Kirâm’ı ile müşâverede bulunmasının pekçok hikmeti ve faydası vardır. Resûl-i Ekrem’in Ashâb-ı Kirâm’ı ile müşâverede bulunması, onlara olan muhabbetini, teveccühünü gösterir ve Ashâb’ının kadir ve kıymetini artırmış olur. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, şüphe yok ki aklen de bütün insanların en mükemmelidir. Resûl-i Ekrem’in Ashâb-ı Kirâm’ı ile müşâverede bulunması, onların fikirlerinden istifade etmek için değildir. Belki onların akıllarının, düşüncelerinin derecesini bilmek ve muhabbet ve merbutiyetlerini (bağlılıklarını) anlamak içindi. Resûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem’in müşâvere ile memur olması, ümmetinin de müşâvereye riâyet etmesinin lüzumlu olduğunu gösterir. Nitekim bir hadîs-i şerîfte şöyle buyurulmuştur: “Bir kavim, müşâvere yaptıkça işlerinin en doğrusuna yol bulmuş olur.” Yani işlerinde muvaffakiyete nâil olur. Müşâvere husûsunda ümmeti, ona uymuş ve bu müşâvere, sünnet-i nebeviyye olmuştur. Hazret-i Ömer (r.a.) şöyle buyururdu: “Bir kişinin fikri tek bir ip gibi, iki kişinin fikri birbirine bağlanmış sağlam iki ip gibi, üç kişinin fikri ise (kopması neredeyse imkânsız) halat gibidir.”
⚠️ BAZI ÖNEMLİ TAVSİYELER… 1. Bir kişiyi telefonla iki defadan fazla aramayın. Çağrınızı yanıtlamazlarsa, ilgilenmeleri gereken önemli bir şeyler olduğunu varsayın.
1. Bir kişiyi telefonla iki defadan fazla aramayın. Çağrınızı yanıtlamazlarsa, ilgilenmeleri gereken önemli bir şeyler olduğunu varsayın.
2. Ödünç aldığınız parayı, diğer kişi size ödünç verdiğini hatırlamadan önce iade edin. Bu sizin dürüstlüğünüzü ve karakterinizi gösterir. Aynı şey para haricindeki diğer şeyler için de geçerlidir.
3. Birisi size öğle / akşam yemeği ısmarlarken asla menüdeki pahalı yemeği sipariş etmeyin. Mümkünse onların seçtikleri yiyecekleri sizin için de sipariş etmelerini isteyin.
4. Hiç kimseye "Ah, yani henüz evli değil misin?", "Çocuğun yok mu", "Neden bir ev almadın?" veya "neden bir araba almıyorsunuz?" gibi garip sorular sormayın. Bunlar sizin sorununuz değildir.
5. Arkanızdan gelen kişi için daima kapıyı açın. Erkek ya da kız, yaşlı ya da genç olması fark etmez. Toplum içinde birine iyi davranmak sizi küçültmez.
6. Bir arkadaşınız sizin için bir ödeme yaptıysa, bir dahaki sefere siz ödeme yapın.
7. Farklı görüşlere saygı gösterin. Unutmayın, birinin 6 gördüğü, size 9 görünebilir. Ayrıca, ikinci görüş bir alternatif için iyidir.
8. İnsanların konuşmasını asla bölmeyin. Konuşmalarına izin verin. Dediklerinin hepsini duyun ve hepsini filtreleyin.
9. Konuşurken gereksiz konulara girmeyin. Asıl konuyu anlaşılır şekilde anlatmaya çalışın.
10. Birisiyle dalga geçer ve onlar bundan hoşlanmazsa, durun ve bir daha asla yapmayın. İnsanları daha fazlasını yapmaya teşvik edin ve ne kadar minnettar olduğunuzu gösterin.
11. Biri size yardım ederken "teşekkür ederim" deyin.
12. Arkadaşlarınızı kamuoyunda övün. Baş başayken eleştirin.
13. Birinin kilosu hakkında yorum yapmak için hiçbir zaman bir neden yoktur.
"Harika görünüyorsun" demen yeterli. Kilo vermek hakkında konuşmak istiyorlarsa, zaten yapacaktır.
14. Biri size telefonunda bir fotoğraf gösterdiğinde sola veya sağa kaydırmayın. Sırada ne olduğunu asla bilemezsiniz.
15. Bir arkadaşınız size doktor randevusu olduğunu söylerse, bunun ne için olduğunu sormayın, "Umarım iyisindir" demeniz yeterlidir. Onları, size kişisel hastalıklarını söylemek zorunda kalma gibi rahatsız edici bir duruma sokmayın. Bilmenizi isterlerse, bunu zaten söylerler.
16. Temizlik görevlisine CEO ile aynı saygıyı gösterin. Altınızdaki birine ne kadar kaba davrandığınızdan kimse etkilenmez, ama insanlar onlara saygılı davranırsanız bunu fark edeceklerdir.
17. Bir kişi doğrudan sizinle konuşuyorsa, telefonunuza bakmak kabalıktır.
18. Sizden istenene kadar asla tavsiye vermeyin.
19. Kimseye gerek yokken yaşını ve maaşını sormayın.
20. Sizi doğrudan ilgilendirmeyen herhangi bir şey olmadıkça işinize odaklanın.
21. Sokakta biriyle konuşuyorsanız güneş gözlüğünüzü çıkarın. Bu bir saygı göstergesidir. Göz teması konuşma kadar önemlidir.
22. Yoksulların ortasında asla zenginliğinizden bahsetmeyin. Benzer şekilde, çocuğu olmayanların yanında çocuklarınız hakkında konuşmayın.
23. İyi bir mesajı okuduktan sonra, "Mesaj için teşekkürler" demeye çalışın.
24. Cep telefonlarınız ile konuşurken, başkalarının sizi dinlemek zorunda kalmamasına riayet edin.
(Alıntı)
ELLİ DÖRT FARZ İslâm âlimleri, her Müslümanın öğrenmesi, inanması ve tâbi olması gereken farzlardan elli dördüne ayrı bir ehemmiyet vermişlerdir. Bu elli dört farz şunlardır:
ELLİ DÖRT FARZ
İslâm âlimleri, her Müslümanın öğrenmesi, inanması ve tâbi olması gereken farzlardan elli dördüne ayrı bir ehemmiyet vermişlerdir. Bu elli dört farz şunlardır:
Allâhü Teâlâ’yı bir bilip zikretmek (Zikir: Dil veya kalb ile yapılır. Kalb ile yapılana zikr-i hafî denir. Kur’ân-ı Kerîm okumak, kelime-i tevhid, tehlil, salevât-ı şerîfe ve duâları okumak da dil ile yapılan zikirlerdendir.).
Helâl kazanılmış temiz elbise giymek.
Abdest almak.
Beş vakit namaz kılmak.
Cünüplükten gusletmek.
Rızık için Allâh’a tevekkül etmek.
Helâlinden yiyip, içmek.
Allâh’ın taksîmine kanâat etmek.
Tevekkül etmek.
Kazâya (yani Allâh’ın hükmüne) râzı olmak.
Nîmete karşılık şükretmek.
Belaya sabretmek.
Günahlara tevbe etmek.
İbâdetleri ihlâs ile yapmak.
Şeytanı düşman bilmek.
Kur’ân’ı delil tanımak.
Ölüme hazırlıklı olmak.
İyiliği emredip kötülükten alıkoymak.
Gıybet etmemek, kötü şeyleri dinlememek.
Anaya-babaya iyilik ve itâat etmek.
Akrabayı ziyâret etmek.
Emânete hıyânet etmemek.
Dînin kabul etmeyeceği şakayı yapmamak.
Allâh’a ve Resûlüne itaat etmek.
Günahtan kaçınıp Allâh’a sığınmak.
Allah için sevmek, Allah için buğzetmek (sevmemek).
Her şeye ibretle bakmak.
Tefekkür etmek (Cenâb-ı Hakk’ın kudretini, azametini ve insanın yaradılışındaki gayeyi düşünmek).
İlim öğrenmeye çalışmak.
Kötü zandan sakınmak.
İstihzâ (alay) etmemek.
Harama bakmamak.
Daima doğru olmak.
Şımarıklık ve azgınlığı terketmek.
Sihir yapmamak.
Ölçü ve tartıda doğru olmak.
Allâh’ın azâbından korkmak.
Bir günlük yiyeceği-içeceği olmayana sadaka vermek.
Allâh’ın rahmetinden ümit kesmemek.
Nefsinin kötü arzularına tâbi olmamak.
İçki içmemek, uyuşturucu kullanmamak.
Allâh’a ve müminlere sû-i zandan sakınmak.
Zekât vermek ve malî cihatta bulunmak.
Hayız ve nifas hâlinde eşiyle cinsi münasebette bulunmamak.
Bütün günahlardan, kalbini temiz tutmak.
Yetim malı yememek.
Kibirlenmemek.
Livata ve zina yapmamak.
Beş vakit namaza eksiksiz devam etmek.
Zulüm ile halkın malını yememek.
Allâh’a şirk (ortak) koşmamak.
Riyâdan (gösterişten) sakınmak.
Yalan yere yemin etmemek.
Verdiği sadakayı başa kakmamak. (Muhtasar İlmihal, Fazilet Neşriyat)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
*EVLADA KUR’AN-I KERİM OKUTMANIN SEVABI* Bir gün biri Rasulallah’a sordu: -Ya Rasulallah! Bir kimse çocuğuna Kur’an-ı Kerim öğretse ya da öğrettirse, onun sevabı nedir? Rasulallah (s.a.v):
*EVLADA KUR’AN-I KERİM OKUTMANIN SEVABI* Bir gün biri Rasulallah’a sordu: -Ya Rasulallah! Bir kimse çocuğuna Kur’an-ı Kerim öğretse ya da ...
-
Kerim Hoca Dün, 22:05 ·
-
ÖRNEK BİR KISSA* Asrı saadette yani mutlu insanların yaşadığı huzurlu seneler de.. “ Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Ashabı Suffe içe...

























