“Dünyâ hayâtı azdan daha azdır. Ona âşık olan, alçakların alçağıdır. O sihriyle bir topluluğu sağır ve kör eder. Böylece onlar ortalıkta şaşkın ve delîlsiz ortalıkta kalırlar.”
- Ana Sayfa
- "Nazar, deveyi kazana, insanı mezara sokar."
- Kabe'nin yapılışında ki taşlar,
- İSLAMİ YER MEKAN DAĞ MAĞARA FOTO
- Farz-ı ayn
- Umumi Meseleler Manevi Meseleler İtikadî Meseleler Rızık Meseleleri Güncel Meseleler Fıkhi Meseleler Şahsi Meseleler Eser Meseleleri Site Meseleleri Tarihi Meseleler
- Muhtasar İlmihal
- Halis ECE Hoca Efendi
- “Asıl olan söz dili değil, hal dilidir, konuşmaktan çok yaşamaktır. İnandığı gibi anlatmaktan ziyade inandığı gibi yaşamaktır…"
31 Temmuz 2022 Pazar
“Helâlinden ye ki duaların kabul olsun.” (Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat, VI, 310)
Doktorlar okulda ogretilenler dışında araştırma yaparak kendilerini geliştirdiklerini hiç sanmıyorum.
Bir bilim adamı diyorki hiç bir gıda şu hastalığı yaptığına dair bir araştırma yapılmamış.
Benim küçüklüğümde tereyağı kolesterol yapar margarin yiyiniz derlerdi Bu gün tam tersi
Bir başka bilim adamı diyorki kendini hastalandırabilen bir vücut iyileştirir de.
Bu gün büyük şirketler ne derse yaşam ona göre şekilleniyor.
Üzüntü hastalık yapıyorsa kuruntu da yapıyor.
Arkadaşımızın dediği gibi canınız ne istiyorsa yiyebilirsiniz. Ama abartmadan
Herşeyin fazlası zarar azına da zarar (açlık) kararında yemeli
Not :kendini geliştiren doktor ve bilim adamlarımız tenzih ederim.
SAYGILAR
23 Temmuz 2022 Cumartesi
💀 MORFİN... ✍ Çanakkale Savaşında siperlerin gerisinde yaralı askerlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey ❝Morfin❞ di.
Doktorlar yaralı askerlere ağrı kesici bulmakta zorlanıyorlardı. Bu yüzden bir nöbet tutuluyordu. Hastaların ameliyatı için hazırlanan çadırın önüne bir masa kurulmuştu..
Sedye ile gelen her yaralı, burada masaya koyuluyordu. Doktorun elinde enjektör, enjektörün içinde ağrı kesici..
Doktor ilk muayeneyi yapıyordu ve yaşama ihtimali olan, ameliyat edilmesi halinde yaşayacağına inandıkları askerlere ağrı kesiciyi yapıyordu..
Oysa gelen her yaralının ağrı kesiciye ihtiyacı vardı. Fakat herkese yetecek kadar ağrı kesici yoktu.. Doktor duygusal karar vermemek için yaralıların yüzüne bakmamakta, iyileşme şansı yüksek olan yaralılara ağrı kesici yapmaktaydı..
Yine doktorun önüne bir asker getirildi.. Yaralının ağır yaralarına bakan doktor, askerin iyileşemeyeceğini öngörür ve ona ağrı kesiciyi yapmaz..
O sırada askerden iniltili bir ses duyulur..❝ Baba!, baba..!❞

Herkesin gözü doktora çevrilir, yaralar içinde kıvranan asker doktorun öz oğludur...
Doktor buna rağmen yine ağrı kesiciyi oğluna yapmaz ve bir kaç saat sonra da oğlu şehit olur..
Doktor, şehit olan oğlunun cansız bedenine sarılır ve şöyle der:
❝ Affet oğlum, o senin hakkın değildi. ❞
*.*
Biz Bu vatanı ölmek üzere yaralı oğluna bile ağrı kesici vermeyen oğlununun ölüm anında bile ülkesini düşünen kahramanlar sayesinde kazandık
Sadece kendi çocuklarını kendi geleceğini düşünen siyasetcilerin ülkeye sunacağı katkıyı sizlerin takdirine sunarız
Tarihin tozlu sayfalarına
adını kazımış tüm kahramanlara
sonsuz saygıyla, minnetle...
"Resûlullahﷺ’e müslüman olduğum günden beri bedenimde çekmekte olduğum bir ağrımı söyledim. Bana: "Elini, vücûdunda ağrıyan yerin üzerine koy ve şu duayı oku" buyurdu. Dua şu idi: Üç kere: "Bismillah"tan sonra yedi kere; - "Eûzü bi-izzetillâhi ve kudratihi min şerri mâ ecidu ve uhazir." (Bedenimde çekmekte olduğum şu hastalığın şerrinden Allah'ın izzet ve kudretine sığınıyorum) Bunu birçok kere yaptım. Allâhu Teâlâ Hazretleri benden hastalığı giderdi. Bunu - ehlime ve başkalarına söylemekten hiç geri kalmadım." (Kütüb-i Sitte)
15 Temmuz 2022 Cuma
1300 KÜSUR SENE ÖNCE, CUMA NAMAZININ KÖYLERDE KILINIP KILINAMAYACAĞI, KILINIRSA KABUL OLUP OLMAYACAĞI, ŞEHİRDEN KASTIN NE OLDUĞU, BİR ŞEHİRDE TEK BİR YERDE Mİ YOKSA FARKLI YERLERDE DE Mİ KILINABİLECEĞİ GİBİ PROBLEMLER GÜNDEME GELMİŞ, BUNLARIN ÇÖZÜMÜNDE DE "ZUHRU ÂHİR" NAMAZI ORTAYA ÇIKMIŞTIR. ASLINDA "SIHHAT" ŞARTLARININ TAM OLARAK YERİNE GELMEDİĞİNİ GÖRMELERİNE RAĞMEN, "KİM ONU KÜÇÜMSEYEREK (ARKA ARKAYA) ÜÇ CUMAYI TERK EDERSE ALLAH O KİMSENİN KALBİNİ MÜHÜRLER" (SÜNEN-İ EBÛ DÂVUD, 2, 160) HADİS-İ ŞERİFİNİN ŞİDDETLİ UYARISI NEDENİYLE CUMAYI TERK EDEMEYEN MÜSLÜMANLAR "CUMA OLMAMIŞSA ZUHRU ÂHİR ADIYLA ÖĞLE NAMAZINI DA KILALIM, BÖYLELİKLE ÖĞLE NAMAZI ÜZERİMİZDE KALMAZ, EĞER CUMA KABUL OLURSA NAFİLE YERİNE GEÇER" KURALINA SARILARAK CUMA İLE BİRLİKTE ÖĞLE NAMAZINI DA KILMAYA BAŞLAMIŞLAR VE BU GELENEK BU GÜNE KADAR GELMİŞTİR. BU GELENEK ŞU GÖRÜŞLER NETİCESİNDE ORTAYA ÇIKMIŞTIR: İMAM EBÛ YUSUF VE İMAM ŞÂFİÎ'YE GÖRE ŞEHRİN ANCAK BİR YERİNDE CUMA NAMAZI KILINABİLİR. BİRDEN FAZLA YERDE CUMA NAMAZI KILINDIĞI ZAMAN, İSLÂM TOPLUMLARININ BAŞLARINDA "HALİFE" OLDUĞU ZAMANLARDA "ŞEHRİN BİR YERİNDE" KILINÂMADIĞI İÇİN KABUL OLUP OLMADIĞINDA ŞÜPHEYE DÜŞEN ÂLİMLER ÇÖZÜM OLARAK "ZUHRU ÂHİR" NAMAZI KILINMASINA MÜSAADE ETMİŞLERDİR.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
*EVLADA KUR’AN-I KERİM OKUTMANIN SEVABI* Bir gün biri Rasulallah’a sordu: -Ya Rasulallah! Bir kimse çocuğuna Kur’an-ı Kerim öğretse ya da öğrettirse, onun sevabı nedir? Rasulallah (s.a.v):
*EVLADA KUR’AN-I KERİM OKUTMANIN SEVABI* Bir gün biri Rasulallah’a sordu: -Ya Rasulallah! Bir kimse çocuğuna Kur’an-ı Kerim öğretse ya da ...
-
Kerim Hoca Dün, 22:05 ·
-
ÖRNEK BİR KISSA* Asrı saadette yani mutlu insanların yaşadığı huzurlu seneler de.. “ Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Ashabı Suffe içe...



































