“Dünyâ hayâtı azdan daha azdır. Ona âşık olan, alçakların alçağıdır. O sihriyle bir topluluğu sağır ve kör eder. Böylece onlar ortalıkta şaşkın ve delîlsiz ortalıkta kalırlar.”
- Ana Sayfa
- "Nazar, deveyi kazana, insanı mezara sokar."
- Kabe'nin yapılışında ki taşlar,
- İSLAMİ YER MEKAN DAĞ MAĞARA FOTO
- Farz-ı ayn
- Umumi Meseleler Manevi Meseleler İtikadî Meseleler Rızık Meseleleri Güncel Meseleler Fıkhi Meseleler Şahsi Meseleler Eser Meseleleri Site Meseleleri Tarihi Meseleler
- Muhtasar İlmihal
- Halis ECE Hoca Efendi
- “Asıl olan söz dili değil, hal dilidir, konuşmaktan çok yaşamaktır. İnandığı gibi anlatmaktan ziyade inandığı gibi yaşamaktır…"
21 Nisan 2022 Perşembe
İNSANA VERİLEN NİMETLER İnsana verilen nimetler saymakla bitmeyecek kadar çoktur. Bu nimetler umûmî olarak iki kısma ayrılır. Birinci kısım, ebedî olup hiçbir sûrette değişmeyecek ve yok olmayacak nimetlerdir. Bunlar âhiret nimetleridir. İkinci kısım ise değişip yok olan nimetlerdir. Bunlar da dünyaya ait olan nimetlerdir. Bu dünyalık nimetler bizleri, âhiret nimetlerine ulaştırmadığı takdirde, çölde görülüp su zannedilen serap gibidir. Aldatıcı bir gurur, fitne ve azâptır. Dünyaya ait nimetler, gereği gibi kendilerinden faydalanıldığında, hangi maksat ve hikmetle yaratılmışlarsa onlara uygun bir şekilde değerlendirilip istifade edildiğinde, hakîkî olan âhiret nimetlerine ve saadetlerine vesile olur. Kimileri dünya nimetlerini bu şekilde Allâhü Teâlâ’nın meşrû kıldığı gibi kullanırlar. Böyle yaptıkları için de ondan fayda görür ve dünya nimetleri bu kimseler için gerçek nimet ve hakîkî saadet olur. Bu kimseler dünyada ve âhirette pek temiz ve huzurlu bir hayat yaşarlar. Kimileri de dünya nimetlerinden faydalanırken Allâhü Teâlâ’nın meşrû kıldığı ölçülerin dışına çıkarlar, dünyaya meylederler. Bu sebeple dünya nimetleri onlar için bir ceza ve cehennemde azâp sebebi olur. Böylece onlar dünyada da âhirette de huzursuz olurlar. Allâhü Teâlâ, Nûr Sûresi’nin 39. âyet-i kerîmesinde şöyle buyurmuştur -meâlen-: “Kâfir olanların amelleri (yaz gününde) sahralardaki (aldatıcı) serap gibidir ki susuz kimseler onu görüp su zannederler. Nihayet o (kimse), buna (su zannettiği seraba) vardığı zaman onu (fayda veren) bir şey olarak bulamamıştır. (Kâfirler de amelleri kendilerine fayda verir zannederler, lâkin ölüm geldiğinde o amelin yerine) Allâhü Teâlâ’nın azâbını bulur ki, o da onun hesabını tamamen görüverir, Allâhü Teâlâ’nın hesabı süratlidir.”
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
*EVLADA KUR’AN-I KERİM OKUTMANIN SEVABI* Bir gün biri Rasulallah’a sordu: -Ya Rasulallah! Bir kimse çocuğuna Kur’an-ı Kerim öğretse ya da öğrettirse, onun sevabı nedir? Rasulallah (s.a.v):
*EVLADA KUR’AN-I KERİM OKUTMANIN SEVABI* Bir gün biri Rasulallah’a sordu: -Ya Rasulallah! Bir kimse çocuğuna Kur’an-ı Kerim öğretse ya da ...
-
Kerim Hoca Dün, 22:05 ·
-
ÖRNEK BİR KISSA* Asrı saadette yani mutlu insanların yaşadığı huzurlu seneler de.. “ Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Ashabı Suffe içe...








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder